Türkiye’de Travesti Bireyler

Türkiye’de travesti bireyler medyada sıklıkla damgalanıyor ve alay konusu oluyor. Ancak toplumun bazı üyeleri buna karşı mücadele ediyor.

Türkiye’de travesti bireyler 2015 yılından bu yana Türkiye’de travesti bireyler resmi olarak tanınıyor olsalar da, toplumda ve hükümet tarafından birçok zorlukla karşılaşıyorlar.

Bu sorunlardan bazıları toplumsal tutumlarla ilgili. Pek çok Türk travesti bireyler hakkında fazla bir şey bilmiyor ve onları toplum içinde gördüklerinde şaşırabiliyorlar.

İstanbul Kadir Has Üniversitesi’nden Sinem Kobal’ın araştırmasına göre, bazı ebeveynler çocuklarını trans olarak kabul etmek yerine akıl hastanelerine yatırmayı tercih ediyor.

Kobal ayrıca, görüştüğü trans kadınların çoğunun hayatlarının bir döneminde genellikle aile üyeleri veya diğer yakın akrabaları tarafından cinsel istismara uğradığını tespit etti ve bunun Türkiye’de translara yönelik toplumsal damgalamanın bir sonucu olduğunu söyledi.

Son yıllarda travesti bireyler için yasal haklar konusunda bazı ilerlemeler kaydedilmiş olsa da aktivistler, trans bireylerin okulda, işte ya da evde cinsiyet kimlikleri ya da ifadeleri nedeniyle ayrımcılığa maruz kalmaya devam ettiklerini söylüyor.

Ayrıca kendilerine saygılı davranacak veya durumları hakkında ahlaki yargılarda bulunmadan hormon tedavisi reçete edecek özel sağlık hizmeti sağlayıcıları bulmanın da zor olduğunu söylüyorlar.

Türkiye’deki travesti topluluğu ile çalışan avukat Arzu Kaya, “Trans bireyler Türkiye’de görünür durumdalar,” diyor. “Ama biz toplumun bir parçası olarak kabul edilmek istiyoruz.”

Bu uzun süredir devam eden bir mücadele. Türkiye’de travesti bireyler zulüm gördüğüne dair kayıtlara geçen ilk örneklerden biri, bir grup travestinin askerleri eğlendirdikleri gerekçesiyle asıldığı Osmanlı İmparatorluğu dönemine kadar uzanıyor.

2014 yılında, aktivistlerin yıllarca süren lobi faaliyetlerinin ardından parlamento, Medeni Kanun’da yapılan bir değişiklikle, ebeveynlerinden birinin doğum belgesinde aynı cinsiyet kategorisinde kayıtlı olması halinde, kişilerin ameliyat veya hormon tedavisi görmeden yasal olarak cinsiyetlerini değiştirmelerine izin verdi.

Bu, tıbbi tedaviyi karşılayamadıkları ya da invaziv ameliyatlara girmek istemedikleri için acı çeken pek çok trans birey için önemli bir adımdı.

Ancak yine de engeller vardı: Yasa, başvuru sahiplerinin başvurduklarında en az 18 yaşında ve evli olmamaları gerektiğini söylüyordu – bu kurallar, ebeveyn izni olmayan veya yasal yardım alamayan birçok genç için işleri zorlaştırıyordu.

Arzu Kaya, tüm bunları değiştirecek yeni bir yasa taslağının hazırlanmasına yardımcı oldu. Ancak çabaları Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı gibi muhafazakar grupların muhalefetiyle karşılaştı.

Türkiye’nin trans topluluğu küçük ama canlı bir topluluktur. Bazı tahminlere göre, Türkiye’nin 80 milyonu aşkın nüfusu içinde yaklaşık 30.000 trans birey bulunmaktadır.

Görünen o ki, Türkiye’de travesti bireyler toplumunun liderleri sürekli olarak hakları için mücadele etmek zorunda kalıyor bu ister toplum tarafından tanınmak için mücadele etmek, ister nefret suçlarına karşı hayatları için mücadele etmek anlamına gelsin.

Türkiye’de Travesti Bireyler Hakkında Söyleşi

Ağustos ayında bir Çarşamba öğleden sonrası ve ben İstanbul’da iki arkadaşımla bir kafede oturmuş, yakın zamanda bir travesti kadına yapılan saldırı hakkında konuşuyorum.

“Olay olduğunda evdeydim,” diyor kendisi de transseksüel olan Dilara. “Gece yarısından sonraydı ve çığlık sesleri duydum, ben de neler olduğuna bakmak için dışarı çıktım.”

Dilara bana iki adamın, kollarıyla başını kapatarak kendini korumaya çalışan başka bir kadını dövdüğünü gördüğünü söylüyor.

Ancak saldırganlar acımasızdı. “Ona vurmaya devam ettiler” diyor, limonlu çayını yudumlamak için duraklamadan önce. “Bilincini kaybetti ve onu hiçbir şey olmamış gibi yerde öylece bıraktılar.”

Dilara daha sonra kurbanın hastaneye kaldırıldığını öğrendi ancak yaralarının iyileşip iyileşmeyeceğini ya da bunun Türkiye’nin faili meçhul trans cinayetleri listesine eklenen bir başka isim olup olmayacağını bilmiyordu.

Bu tür cinayetlerin sayısını tespit etmek zordur çünkü kurbanlar genellikle seks işçisi olduklarından ya da hayatta kalmak için seks işçiliği yaptıklarından (para ya da yiyecek karşılığında cinsel hizmet takası) ve toplumun geneli tarafından gözden çıkarılabilir olarak görüldüklerinden birçoğu bildirilmemektedir.

Yorum yapın